<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet2009.Net Sohbet Odaları &#187; sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.sohbet2009.net/sohbet-odalar%C4%B1/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbet2009.net</link>
	<description>2oo9&#039;un Göz Bebeği !</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Nov 2009 18:42:47 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kibariye düşük yaptı</title>
		<link>http://www.sohbet2009.net/kibariye-dusuk-yapti.html</link>
		<comments>http://www.sohbet2009.net/kibariye-dusuk-yapti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 18:42:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kibariye]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[magazin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[şarkıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet2009.net/?p=391</guid>
		<description><![CDATA[Geçen hafta ikinci kez anne olacağının müjdesini veren Kibariye&#8217;nin sevinci kısa sürdü.
Bir hayli kilo aldığı gözlenen ve 9 yaşında bir kız annesi olan 49 yaşındaki Kibariye, &#8220;Bu tatsız bir konu üzerine çok fazla konuşmak istemiyorum.
Çok üzgünüm. Kızım Birgül&#8217;e bir kardeş istiyorduk. Allah&#8217;tan ümit kesilmez. Çabalarımız sürecek&#8221; dedi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta ikinci kez anne olacağının müjdesini veren Kibariye&#8217;nin sevinci kısa sürdü.</p>
<p>Bir hayli kilo aldığı gözlenen ve 9 yaşında bir kız annesi olan 49 yaşındaki Kibariye, &#8220;Bu tatsız bir konu üzerine çok fazla konuşmak istemiyorum.</p>
<p>Çok üzgünüm. Kızım Birgül&#8217;e bir kardeş istiyorduk. Allah&#8217;tan ümit kesilmez. Çabalarımız sürecek&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet2009.net/kibariye-dusuk-yapti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deliksiz bir uyku için, yirmi altın öneri</title>
		<link>http://www.sohbet2009.net/deliksiz-bir-uyku-icin-yirmi-altin-oneri.html</link>
		<comments>http://www.sohbet2009.net/deliksiz-bir-uyku-icin-yirmi-altin-oneri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 23:23:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kadın haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet2009.net/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[
Uykusuzluk bir çok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor&#8230; Peki ne yapmak lazım ?
Hafızanızdan bağışıklık sisteminize, kalp ve metabolizmanıza kadar her şey etkilenerek tiroid ve stres hormonu seviyeniz değişebilir. Günlük işlerinizi sıkıntısız yerine getirebilmek ve sağlığınız için günde en az 7 saat kesintisiz uyumanız gerekiyor. İşte size deliksiz bir uyku çekmenin 20 yolu&#8230;
Reader&#8217;s Digest dergisinde yer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="font-weight: bold; font-size: 12px; color: #a864a8; line-height: 18px;">
<p>Uykusuzluk bir çok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor&#8230; Peki ne yapmak lazım ?</p></div>
<p>Hafızanızdan bağışıklık sisteminize, kalp ve metabolizmanıza kadar her şey etkilenerek tiroid ve stres hormonu seviyeniz değişebilir. Günlük işlerinizi sıkıntısız yerine getirebilmek ve sağlığınız için günde en az 7 saat kesintisiz uyumanız gerekiyor. İşte size deliksiz bir uyku çekmenin 20 yolu&#8230;</p>
<p>Reader&#8217;s Digest dergisinde yer alan habere göre, size derin bir uyku çekmenizi sağlayacak tavsiyeler:<span id="more-203"></span></p>
<p><strong>Uykuya geçiş rutini oluşturun:</strong> Bunu her gece yatağa gitmeden önce yapın. Yüzünüzü yıkayın, dişlerinizi fırçalayın, ışıkları kapatın. Bu ve buna benzer davranışlar sizi uykuya hazırlayacaktır.</p>
<p><strong>Vücut saatinizi hesaplayın:</strong> Bazı uzmanlar uykunun saatlere ve vücut döngülerine bağlı olduğuna inanıyor. Vücut saatinizde bu ritmlerin farkına varırsanız, bunları avantaja çevirmek için <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR3982R('click', 'kullanın', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR3982R('over', 'kullanın', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR3982R('out', 'kullanın', event, this);return true;">kullanın</span></span>. Uykunuz geldiğinde hemen yatağa gidin. Aksi takdirde, tekrar uykuya hazırlanmanız uzun bir zaman sürebilir.</p>
<p><strong>Yeni yıkanmış yastık ve çarşaflar kullanın:</strong> Bu durum gevşemenize ve sakinleşmenize yardımcı olacaktır. Ya da oda parfümünüzü lavantalı seçin ve yatağa yatmadan önce yatağınızın üzerine sıkın.</p>
<p><strong>Saati yatağınızın altında ya da göremiyeceğiniz bir yerde saklayın:</strong> Saatinizin ışığının sizi rahatsız etmemesi için ve gecenin bir yarısı uyandığınızda ya da uyku sorununuz olduğunda saatin ne kadar geç olduğunu görüp öfkelenmemeniz için saatinizi göreceğiniz bir yere koymayın.</p>
<p><strong>Yastığınızı kabartın:</strong> Eğer devamlı olarak yastığınızı yumrukluyorsanız yastığınız incelecektir. Alçak yastık da uykunuzu kaçırabilir. Gardrobunuzdan <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR3982R('click', 'yeni', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR3982R('over', 'yeni', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR3982R('out', 'yeni', event, this);return true;">yeni</span></span> bir yastık <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR3982R('click', 'alın', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR3982R('over', 'alın', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR3982R('out', 'alın', event, this);return true;">alın</span></span>, mis kokulu yastığınızda tekrar uykuya dalmayı deneyin.</p>
<p><strong>Doğru yastığı seçin:</strong> Yastık yumuşak olmalı, ancak çok yüksek olmamalı, boynunuzu desteklemeli, alerji yapmamalı ve yıkanabilir olmalı. Yastığın boynunuzu desteklemesi uyku kalitenizi yakından ilgilendiriyor ve boyun ağrınızı azaltıyor.</p>
<p><strong>Pencerelerinize kalın perdeler takın:</strong> Hatta sokak lambalarından gelen çevre aydınlatması, dolunay ya da komşunuzun evinin ışığı ihtiyacınız olan uykuyu engelleyebilir.</p>
<p><strong>Yatak odanızı temiz tutun ve yatıştırıcı renklere boyayın:</strong> Ya da diğer yatıştırıcı renkleri kullanabilirsiniz. Bu renkler, insana uykuyu hatırlatıyor, yatağınızda kitap okurken ya da uyumaya hazırlanırken sizi rahatlatıyor.</p>
<p><strong>Yatağınızı dış duvarlardan uzağa taşıyın:</strong> Bu dışarıdan gelen gürültülerin biraz azalmasını sağlar. Eğer gürültü sizi halen rahatsız ediyorsa, vantilatörünüzü açmayı deneyin.</p>
<p><strong>Kış aylarında ayaklarınızın arasına sıcak su şişesi koyun ya da kalın çorap giyin:</strong> Sıcak olmak vücudunuzun iç sıcaklığının uyku için en üst seviyede olmasına yardımcı olur. Aslında iç sıcaklığınız düştüğünde daha rahat uyursunuz. Ayaklarınızı ısıtarak, bacaklarınıza doğru olan kan akışını garantilersiniz ve vücudunuz serinler.</p>
<p><strong>Uyumadan önce 600 mg kalsiyum ve 300 mg magnezyum alın:</strong> Magnezyum kemikleriniz için mineral kaynağı olmasının yanında doğal bir yatıştırıcıdır. Ayrıca kalsiyum kas hareketlerini düzenlemeye yardımcı olur. Magnezyum geceleri uykunuzu bölen bacak kramplarını önler.</p>
<p><strong>Yatmadan önce bir avuç ceviz ya da 1 tane muz yiyin:</strong> Ceviz iyi bir triptofan (vücudun üretemediği bir aminoasit) kaynağıdır. Bu aminoasit uykusuzluğa iyi gelir. Muz da triptofanın yanında uyku hormonu olan melatonin kaynağıdır. Gelenekselleşmiş olan bir bardak ılık süt de iyi bir triptofan kaynağıdır.</p>
<p><strong>Yatmadan önce sadece su için:</strong> Bir araştırmaya göre katılımcılar 1 fincan meyve suyu içtikten 20-30 <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR3982R('click', 'dakika', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR3982R('over', 'dakika', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR3982R('out', 'dakika', event, this);return true;">dakika</span></span> sonra uykuya dalabiliyor. Çünkü, meyve suyunun içinde yüksek oranda şeker var.</p>
<p><strong>Asit önleyici ilaçları akşam yemeğinden sonra alın,</strong> yatmadan içmeyin: Bu ilaçlar uykunuzu engelleyen alüminyum içeriyor.</p>
<p><strong>Uykuya dalarken teypten kitap dinleyin:</strong> Yatmadan önceki hikayeler çocukluğunuzda sizi sakinleştirirdi. Teypteki yatıştırıcı kitap büyükler için de aynı etkiyi verebilir. Şiir ya da biyografileri dinleyin, korku romanlarından uzak durun.</p>
<p><strong>Bir cezve suda 3-4 büyük salata yaprağını 15 dakika kaynatın:</strong> Bunu ateşten alın, 2 dal nane ekleyin ve yatmadan önce için. Salata yaprakları insanı uyumaya yönlendiren laktukarim isimli bir madde içeriyor.</p>
<p><strong>Masaj yapın:</strong> Parmak uçlarınızı gözlerinizin çevresinde dairesel şekilde yavaşca hareket ettirin. 1 dakika sonra ağzınıza doğru hareket ettirin, sonra boynunuza ve başınızın arkasına aynı hareketi uygulayın. Gevşeyip uyumaya hazır hale gelene kadar devam edin.</p>
<p><strong>Kaslarınızı rahatlatmak için okaliptus kullanın:</strong> Bu güçlü kokulu bitki gevşemenizi sağlar.</p>
<p><strong>Yattıktan sonra günlüğünüz için 10 dakika ayırın:</strong> Gün içinde yaşadığınız olayları, hissettiğiniz duyguları aktarın. Bu gün içinde yaşadıklarını hatırlamanızı önler, böylece daha çabuk uykuya dalarsınız.</p>
<p><strong>Yatağınızın yanında küçük bir defter, lamba ve kalem bulundurun:</strong> Gece yarısı kalkarsanız ve aklınıza bir şeyler gelirse, hemen bunları bu deftere not edin, çünkü tekrar uykuya daldıktan sonra bu düşünceler uçup gidiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet2009.net/deliksiz-bir-uyku-icin-yirmi-altin-oneri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilikte kritik dönemler!</title>
		<link>http://www.sohbet2009.net/evlilikte-kritik-donemler.html</link>
		<comments>http://www.sohbet2009.net/evlilikte-kritik-donemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 14:01:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[kritik dönem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet2009.net/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[
Her evlilikte kritik dönemler, sağlıklı bir şekilde çözülebildiğinde evliliğin huzurlu bir şekilde devam edebilmesi mümkün.
Evliliklerde sorunların sıkça yaşandığı yıllar farklılıklar gösterse de, kritik zamanlar dört grupta toplanabilir;
• Evliliğin ilk iki yılı
• Hamilelik ve doğumu takip eden iki yıl
• Çocuğun okul öncesi ve ilkokula başladığı yıllar
• Çocuğun ergenliğe geçtiği ve evden ayrıldığı yıllar
İlk iki-üç yıla dikkat
Evliliğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="font-weight: bold; font-size: 12px; color: #a864a8; line-height: 18px;">
<p>Her evlilikte kritik dönemler, sağlıklı bir şekilde çözülebildiğinde evliliğin huzurlu bir şekilde devam edebilmesi mümkün.</p></div>
<p>Evliliklerde sorunların sıkça yaşandığı yıllar farklılıklar gösterse de, kritik zamanlar dört grupta toplanabilir;</p>
<p>• Evliliğin ilk iki yılı<br />
• Hamilelik ve doğumu takip eden iki yıl<br />
• Çocuğun okul öncesi ve ilkokula başladığı yıllar<br />
• Çocuğun ergenliğe geçtiği ve <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR0096R('click', 'evden', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR0096R('over', 'evden', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR0096R('out', 'evden', event, this);return true;">evden</span></span> ayrıldığı yıllar<span id="more-183"></span></p>
<p><strong>İlk iki-üç yıla dikkat</strong></p>
<p>Evliliğin ilk iki-üç yılında kişilerin <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR0096R('click', 'evlilik', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR0096R('over', 'evlilik', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR0096R('out', 'evlilik', event, this);return true;">evlilik</span></span> öncesine ait alışkanlıklarını ve ilişkilerini yeniden gözden geçirmeleri, değiştirebilmeleri, düzenlemeleri ve bu düzenlemeler üzerinde karşılıklı fikir birliğine varmaları beklenir. Örneğin sosyal yaşantı, aile ve arkadaşlarla ilişkiler, cinsel yaşantı, maddi konular, iş yaşantısı, ev işleri, evin düzeni, rol paylaşımı, iş bölümü, vs. gibi düzenlemelerin yapıldığı dönemlerde eşler arasında pek çok tartışma, sıkıntı ve soruna rastlanır.</p>
<p><strong>Çocuk, evliliğinizi ne kurtarır ne de karartır</strong></p>
<p>Evliliği takip eden yıllarında bir başka problem alanı da, çocuk sahibi olmaya dair düşüncelerle başlar. Bu noktada bazı çiftler ilişkilerinde sorunlar olduğu için çocuk sahibi olmamaya ya da ayrılmaya karar verir. Nitekim ülkemizde boşanma oranları özellikle evliliğin ilk beş yılında ve çocuksuz çiftlerde artmaktadır. Bununla birlikte maalesef bazı çiftler, evlilikte yaşadığı sorunların çözülebilmesi amacıyla çocuk sahibi olma kararı alır. Bu durum; çoğunlukla hem çiftin, hem de çocukların sağlığı açısından çok yanlış bir karardır.</p>
<p><strong>Doğum sonrası karşılıklı destek ve anlayış şart</strong></p>
<p>Doğumu takip eden ilk iki yıl; ev yaşantısında, evlilik ve eşlerin aileleriyle ilişkisinde zorunlu düzenlemeleri ve değişimleri gerektirir. Dolayısıyla evliliğin ilk üç yılında gözlenen problemleri başarıyla çözmüş çiftler dahi, hamilelik ve doğumla birlikte ilişkilerinde sorun yaşayabilecekleri <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR0096R('click', 'yeni', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR0096R('over', 'yeni', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR0096R('out', 'yeni', event, this);return true;">yeni</span></span> durumlarla karşılaşabilir.</p>
<p><strong>İkinci çocuk krizi</strong></p>
<p><span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR0096R('click', 'Çocukların', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR0096R('over', 'Çocukların', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR0096R('out', 'Çocukların', event, this);return true;">Çocukların</span></span> okul öncesi yaşlarında bir yandan evlilik ilişkisinin korunması ve beslenmesi gerekirken, diğer yandan iş ve ev yaşantısının çocuğun gelişimini destekleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekir. İkinci çocuk kararı genellikle bu yıllarda verilir. Okul yıllarının başlangıcında çocukların sorunları da, talepleri de çeşitlilik göstermeye başlar. Bütün bunlar ev, iş, evlilik ve sosyal yaşantının bir kez daha düzenlenmesi ihtiyacını ve çeşitli sorunları beraberinde getiribilir.</p>
<p><strong>Çocuğunuzun ergenlik dönemi evliliğinizi etkilemesin</strong></p>
<p>Çocuklar ergenliğe girdiklerinde, bir yandan kendileri hızlı bir değişim içine girerken, diğer yandan aile hayatı içinde zorunlu bir değişimi talep eder. Stresli bir dönem geçiren ergen, aile içinde de stresli anlar yaşanmasına neden olur. Bu da çoğunlukla karı-kocanın ilişkisinde belirli oranda strese yol açar.</p>
<p><strong>Koşuşturmalı yıllardan sonra yeniden baş başa kalınca&#8230;</strong></p>
<p>Çocukların gelişimi ve büyümesi esnasında karı-kocanın hayatı çocuklar için ve çocuklara göre planlanır ve hayat sürekli bir koşuşturmaca içinde akar. Çocukların okumak, evlenmek veya kendi başına yaşamak amacıyla evden ayrılmasıyla birlikte eşler yeniden baş başa kalır. Bu noktada yeni bir evlilik başlar. Farklı bir yerden başlayamayan ve yeniden yapılanmayla devam edemeyen çiftler, çözümü fazlaca tartışmakta veya boşanmakta bulabilir. Evliliğin ilk üç-beş yılı içinde gerçekleşenlerden sonra, dünyadaki boşanma oranları da en sık olarak çocukların evden ayrılma yıllarına denk düşer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet2009.net/evlilikte-kritik-donemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
